Tüm yönleriyle ADSL (1)
Ülkemizde İnternet’in son kullanıcıya ulaşması 1996-97 yıllarında
gerçekleşti. Bürokrasinin duyarsızlığı ve bilgisizliği, alt yapı
eksikliği, sermaye yetersizliği… Ne derseniz deyin İnternet’le
buluşmamız hayli geç oldu, geç olsun ama güç olmasın diye bir
atasözümüz vardır, ama bizde işler hem geç hem de güç bela yürüyor
çoğu zaman.
Son kullanıcıya sunulan ilk bağlantı seçeneği, telefon hatları
üzerinden modem ile dial-up bağlantı şeklindeydi. Zaman içinde
İnternet’e bağlantı seçeneklerimiz çeşitlendi, ancak belki de en
uygun seçenek olan ADSL oldukça geç ve zahmetli bir şekilde
kullanıma sunuldu. Bugün itibariyle gerek Türk Telekom gerekse özel
sektör ADSL hizmeti vermeye başladı, önümüzdeki dönemde hem hizmet
kalitesi, hem de fiyatlar açısından daha güzel gelişmeler
bekleyebiliriz.
ADSL binlerce kişinin tercih ettiği bağlantı türü olunca, bu
teknoloji hakkında kapsamlı bir yazı hazırlamak gereği ortaya çıktı.
Karşınızda oldukça kapsamlı bir ADSL yazısı var, ister ADSL almayı
düşünüyor olun, ister halihazırda kullanıyor olun bu yazıda faydalı
bir şeyler bulacağınıza inanıyorum.
İsterseniz, ADSL’i anlatmaya başlamadan önce İnternet’e
bağlanabilmek için elimizde olan diğer seçenekleri kısaca
inceleyelim:
Kiralık hat
Bu seçenek sadece kurumsal kullanıcılar için geçerli. İş
yerinizle servis sağlayıcı arasında Telekom’un data hatları
üzerinden sabit bir bağlantı sağlanıyor.
Servis sağlayıcıya İnternet bağlantısı için bir ücret öderken,
Telekom’a da data hattı için ayrı bir ücret ödeniyor. Maliyetleri
topladığınızda en düşük hızdaki bağlantılar için dahi aylık yüzlerce
dolar para ödenmesi gerekiyor, ayrıca bağlantı için alınacak özel
modemler/yönlendiriciler de yine yüzlerce dolara mal oluyor.
Kurumsal kullanıcılar için uzun bir süre bu tip bağlantı tek seçenek
olarak görülüyordu ancak ADSL bu durumu değiştirebilir.
Kiralık hatların ADSL’e göre avantajı senkron olması, yani 128
kbps bir hat aldığınızda bu 128 kpbs gönderim ve alım
yapabileceğiniz anlamına geliyor (oysa ADSL’de indirim hızı yüksek
ama gönderim hızları düşük 2048 / 512 gibi).
Ayrıca kritik uygulamalarda kiralık hatlar daha güvenli, bir kere
çalışır hale gelince, kolay kolay sorun yaşamıyorsunuz.

Uydu
Uydu üzerinden İnternet çok yüksek hızları vaadetmesine rağmen
bazı dezavantajları nedeniyle yeterli ilgiyi göremedi. Yakın bir
zamana kadar uydu bağlantısı için kurulacak ekipman pahalıydı ve tek
yönlü veri aktarımına izin veriyordu. Yani uydu üzerinden sadece
veri indirebiliyordunuz. Veri gönderimi için yine telefon hattından
ikinci bir bağlantınızın olması gerekiyordu. Ancak şu anda karasal
hatlardan bağımsız, veri alıp gönderebilen uydu seçenekleri mevcut
(www.dexar.com ). Ayrıca son dönemde rekabet ve yaygınlaşma sonucu
fiyatlarda da önemli düşüşler meydana geldi.
Yüksek maliyetler ve uygulama zorluklarını yanı sıra uydunun
kendine has bazı dezavantajları var. Gecikme bunlardan birisidir.
Size ulaşacak bilgi önce servis sağlayıcıdan uzaydaki uyduya, oradan
da sizin çanak anteninize kadar uzun bir mesafe kat etmek zorunda.
Bu durumda bazı uygulamalarda (on-line oyunlar gibi) problemler söz
konusu olabiliyor.
Ancak uydu bağlantısı size “uydu” ile haberleşme imkanı verdiği için
bir takım ekstralara sahip. Örnek olarak, tüm uydu yayınlarını
izleyebilme, kendi uydu yayınınızı yapabilme böylece sizin
kanalınızı izleyenlere on-line eğitim ve benzeri hizmetleri
sunabilme sayılabilir.

Ancak ortalama bir İnternet kullanıcısı için en ideal çözüm
olmadığını görüyoruz. Bu en azından ülkemiz için şu anda böyle,
ancak yurtdışında daha uygun fiyatlı uydu çözümleri mevcut. Uydu
üzerinden çok yüksek hızlarda indirme (download) yapılabildiği için
gelecekte yine uydu İnternet öne çıkabilir.
Bu arada uydudan veri indirmekle ilgili bir noktayı açıklamak
lazım. Uydu İnternet kullanmak için bir dijital uydu kartına
(bilgisayara takılacak bir PCI kart), çanak anten ve LNB'ye
ihtiyacınız var. Daha sonra bu hizmeti veren firmalara başvurup,
parasını ödeyip abone olmanız gerekiyor. Bundan sonra normal olarak
İnterneti kullanabilirsiniz. Ancak eğer bir dijital uydu kartınız ve
uydu/lnb setiniz varsa, çeşitli programlar kullanarak, uydu İnternet
servisini parasını vererek kullanmakta olan kullanıcıların
indirdikleri dosyaları sizde kendi bilgisayarınıza
kaydedebiliyorsunuz. Uydunun doğası gereği bir kullanıcıya
gönderilen veri aslında o bölgedeki tüm uydu antenlere ulaşıyor. Siz
de, sizin çanağınıza da gelen bu veriyi kendi bilgisayarınıza
kaydedebiliyorsunuz. Ancak bunu İnternet bağlantısı olarak
tanımlamak mümkün değil. Çünkü belli bir web sayfasını veya dosyayı
seçip indirmeniz mümkün değil, sadece diğer kullanıcıların o anda
indirmekte olduğu dosyaları sizde kendi bilgisayarınıza
kaydedebiliyorsunuz.
Bu konuya ilgi duyuyorsanız
http://www.turkeyforum.com/satforum adresine bakabilirsiniz.
Kablonet
“Türkiye'de Kablo TV yayınları 1991 yılında PTT tarafından dokuz
büyük ilde başlatılmış (İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa,
Konya, Antalya, Gaziantep, Kayseri) ve kısa sürede yoğun ilgi
görmüştür. Önceleri 22 televizyon kanalı, 4 radyo istasyonu ile
yayınına başlayan Kablo TV, kısa sürede televizyon kanalı sayısını
35'e çıkarmıştır. Bu gün 45 televizyon kanalı Kablo TV sistemi
üzerinden yayınlanmaktadır. 1997 yılında mevcut 9 bölgeye ilave
olarak 21 yeni yayın bölgesinde Kablo TV Hizmetlerinin verilebilmesi
için Türk Telekom Gelir Paylaşımı esasına göre ihaleye çıkmış, Kablo
İletişim firmaları da bu bölgelerdeki yatırımlarını tamamlayarak
Kablo TV hizmeti vermeye başlamışlardır.”
Kablo İletişimcileri Derneği'nin web sitesinde (http://www.kaider.org.tr)
Türkiye’de kablotv şebekesinin tarihçesi böyle anlatılmış. Kablo TV,
bir bölgede her binaya koaksiyel kablo çekilmesi ve TV yayınının bu
kablo üzerinden verilmesidir. Yurt dışında, özellikle de ABD’de çok
geniş kablo tv şebekleri mevcuttur ve milyonlarca abonesi vardır.
Tek bir kablo üzerinden yüzlerce tv kanalı çok net görüntüyle
(antendeki gibi parazit olmaksızın) izlenebilir.
Daha sonraları, “Madem her eve kablo çekmişiz, niye aynı hat
üzerinden İnternet erişimi de vermiyoruz?” denilerek kablo tv
şebekesinden İnternet bağlantısı sağlanmaya başlamıştır. Ülkemizde
kablonet olarak adlandırılan bu hizmet bulunmaktadır (kablonet aynı
zamanda bu işi yapan firmalardan birisinin ismidir, ben genel manada
kullanıyorum). Ancak öncelikle bölgenizde kablolu tv şebekesinin
bulunması ve şebekeyi işleten firmanın İnternet hizmeti vermesi
gerekmektedir. Yani evinizde kablo tv olması, kablonet
kullanabileceğinizi garanti etmez. Kablonet için şebeke üzerinde bir
takım değişiklikler yapılması gerektiği için yeterli abone olmayan
yerlerde kablotv olsa bile kablonet olmayabiliyor.
Kablonet için kablo modem denilen bir cihaz kullanılır.
Kablonet’in telefon hatlarıyla hiçbir ilgisi yoktur. 7/24 İnternet’e
bağlı kalabilirsiniz ve aylık sabit bir ücret ödersiniz.

Ancak Kablonet’in birkaç dezavantajından söz etmek gerekiyor.
Öncelikle evinizde/mahallenizde kablo tv şebekesinin döşenmiş olması
gerekiyor. Ülkemizde uygun fiyatına rağmen çeşitli nedenlerle kablo
tv şebekesi çok yaygınlaşamamıştır. Sadece büyük şehirlerin bazı
semtlerinde kablo tv şebekesi bulunuyor. Kablonet’in belki de en çok
eleştiri alan yönü ise paylaşımlı bir sistem olmasıdır.
Mahallenizdeki kablotv şebekesinin ortak bir İnternet çıkışı
bulunmaktadır. Örneğin mahalledeki şebekenin çıkışı 1 Mbit olsun,
eğer sadece siz hattı kullanıyorsanız satın aldığınız bağlantı
hızınızı sonuna kadar kullanıp, örneğin 256 kbit bağlantınız varsa
30kbit/sn hızında indirme yapabilirsiniz. Böylece 4-5 kişi aynı anda
İnternet’i sorunsuzca kullanabilir. Ama bağlananların sayısı
arttıkça performans düşmeye başlar. Mahallede aynı anda 100 kişi
Kazaa’dan indirme yaptığında, her bir kullanıcının bant genişliği
(yani İnternet’ten belli bir anda indirebileceği veri miktarı)
oldukça düşecektir. Tabii ki bu problem, kablotv şebekesinin
İnternet çıkışı arttırılarak çözülebilir. Esasen kablotv şebekesinin
kendi içinde 10 Megabit gibi yüksek hızlarda veri transferi
mümkündür. Ancak şebekenin İnternet çıkışı tüm kullanıcılara
paylaştırılır.

Ayrıca kablotv şebekesi üzerinde çeşitli nedenlerle çok sık arıza
olduğunu sık sık duyuyoruz, ancak bu durum teknolojiyle değil,
uygulama ve hizmet kalitesiyle ilgili bir durum.
Diğer bir husus da fiyat elbette. Eğer bulunduğunuz bölgede hem
kablonet hem de ADSL varsa fiyatlarını karşılaştırıp ona göre karar
vermeniz gerekiyor.
Çevirmeli Ağ (Dial-Up)
Ülkemizde hala en çok kullanılan bağlantı şekli çevirmeli ağdır.
Hepimizin evinde telefon hattımız var. Modemler ise 10 dolara kadar
düşen fiyatlarıyla adeta her PC’nin vazgeçilmez bir parçası haline
geldi. Aslına bakarsanız, ADSL veya kablonet kullansanız bile, zaman
zaman dial-up bağlanmak isteyebileceğiniz durumlar olacaktır.

Tabii ki çevirmeli ağ İnternet’in nimetlerinden tam olarak
faydalanmak için yeterli bir çözüm değil. En önemli problem hız;
çevirmeli bağlantı ile ulaşabileceğiniz maksimum hız 56000
bit/saniyedir. Bu ise, saniyede (yaklaşık olarak) 7 Kilobayt’la
download yapabilirsiniz demektir. Ancak bu “en iyi koşullarda”
geçerli bir hesaplamadır. Ortalama bir İnternet kullanıcısı
43000-50000 Bit/Saniye arası bir hızla bağlanır ve download’lar 5
K’yı geçmez. Böyle bir bağlantı üzerinden radyo dinlenebilir ancak
canlı tv yayınlarının kesintisiz izlenmesi pek mümkün olmaz.
Girdiğiniz sitelerde “html versiyon” üzerine tıklamak, “flash
versiyon” üzerine tıklamaktan daha akıllıca bir hareket olur, çünkü
500k’lık bir flash dosyasının yüklenmesi dakikalar alacaktır.
İnternetin sunduğu onlarca özellik, dial-up’la
anlamsızlaşmaktadır. Örneğin ben sürekli bağlı değilsem ICQ
kullanmanın ne mantığı var? Eğer ikide birde bağlantım kopacaksa
dosya indirmenin, hele film veya mp3 indirmenin neresi zevkli diye
düşünebilirsiniz ve bence haklısınız.
Dial-up’ın böyle dezavantajları olsa da hala en yaygın kullanılan
bağlantı şekli ve bir süre daha bu böyle sürecek diyebiliriz.
GPRS
Cep telefonunuz üzerinden İnternet’e bağlanmak ister misiniz?
Doğrusu ben isterim. Alırım laptop’ımı, çıkarım dağlara tepelere,
bir yandan manzara, bir yandan da chat yaparım…

GPRS veya General Packet Radio Service, cep telefonu şebekesi
üzerinden veri alıp göndermeye yarayan teknolojinin ismidir. GSM
hattınızı GPRS’e açtırdıktan sonra, GPRS özelliği olan telefonunuzu
bilgisayarınıza bağlıyorsunuz. Gerekli ayarlamaları yaptıktan sonra
7/24 İnternet’e bağlısınız.
Telsim bir dönem GPRS bağlantısını aylık sabit bir ücretle
veriyordu, oldukça düşük olan bu ücret, bir çok kişiyi dial-up
yerine GPRS kullanmaya sevk etmişti. Ancak şu anda tüm cep telefonu
şebekesi işletmecileri GPRS hizmetini indirilen veri miktarına göre
ücretlendiriyorlar. Yani, gene 7/24 bağlısınız, ancak veri
indirdikçe, kilobayt başına belli bir ücret ödüyorsunuz.
GPRS ortalama bir ev/ofis kullanıcısı için uygun bir çözüm değil.
Pahalı ve aynı zamanda dial-up’tan bile daha yavaş. Ancak ileride
daha yüksek hızlarda bağlantı seçenekleri çıkabilir, fiyat olarak
ADSL ve benzeri çözümlere yaklaşması ise zor.
Ancak, GPRS’in tam bir kurtarıcı olduğu uygulamalar da yok değil.
Örneğin bayileri dolaşıp fiyat veren, sipariş alan plasiyer tipi
elamanlar için, bir Pocket pc, GPRS bağlantısı ve genellikle web
tabanlı bir uygulama üzerinden veri girişi en kolay çözüm durumunda
olabiliyor.
Bilgi için :
http://www.telsim.com.tr/servisler/operator_servisleri/GPRS/index.php
ISDN
Integrated Services Digital Network’ün kısaltması olan ISDN
aslında salt İnternet bağlantısından veya veri aktarımından daha
fazlasını sunan bir teknolojidir.
ADSL başlığı altında daha ayrıntılı inceleyeceğimiz gibi,
evimiz/ofisimiz ile telefon santrali arasında kalan bakır kablo
çifti (local loop, last mile) telefon şebekesinin en zayıf ama aynı
zamanda en yaygın ve kısa zamanda değişmesi (bakırın fiberle
değiştirilmesi gibi) mümkün gözükmeyen kısmıdır. Kullanıcı ile
telefon santrali arasında haberleşme analog olarak gerçekleşmektedir
ve bunun ileride anlatacağımız gibi bir çok kısıtlayıcı yönü
bulunmaktadır.
İşte ISDN ile, veri, daha henüz kullanıcı tarafında iken dijitale
çevrilmektedir. Bunun sonucu olarak eğer ISDN hattınız varsa; 8
taneye kadar farklı cihazı (telefon, faks, bilgisayar) tek ISDN
hattına bağlayabilirsiniz ve aynı bakır hatta bağlı olmalarına
rağmen bu cihazların farklı telefon numaraları olabilir. Aynı anda
bu cihazlardan 2 tanesi veri alışverişi yapabilir (Basic Rate
denilen ve ev/işyeri tipi kullanıcılar için önerilen ISDN tipi
için).
ISDN üzerinden 128/128 Kbps veri aktarımı yapılabilir. Aynı anda
da telefon hattınız üzerinden konuşma yapmanız da mümkündür.
ISDN hattınıza özel ISDN cihazları bağlayabileceğiniz gibi bir
aparatla normal analog telefonunuzu ve hatta analog modeminizi
bağlayabilirsiniz. ISDN hattında normal hat gibi karşı tarafın
telefon numarasını çevirir ve konuşur/nete bağlanırsınız. Bağlı
kaldığınız süre için para ödersiniz. ISDN’de iki kanal mevcuttur.
Her bir kanal 64 Kbps hızındadır. Sizin hız talebinize göre önce ilk
kanal, sonra da otomatik olarak ikinci kanal devreye girer. İkinci
kanalın devreye girmesiyle 2 katı kontör atmaya başlayacaktır.

 |